YÜZÜKLERİN EFENDİSİ FİLM DEĞERLENDİRMESİ

DEĞERLENDİRME

Film sektörüne kazandırmış olduğu yepyeni ve özgün sinematik kavramlarıyla, eşsiz sahneleriyle, ruhumuzun içerisine sızan o büyük tesirli replikleri ile ve de tadına doyum olmayan müzikleriyle 21. yüzyıla damgasını vuran bu kamera kayıtları; ses kurgusunun doruklarına ulaştığı sekanslar bir yana, karakterlerin seyirciyle buluşturması adına seçilen oyuncuların kusursuzluğu ile Orta Dünya’yı yaşamımıza sokup dutluk olan bu arazileri çiçeklendirip taçlandırmıştır. Nitekim hayal dünyamızı dolduran ve onu sarıp sarmalayan bu yapıtlar; harikulade kurgusuyla zannımca gelmiş geçmiş en iyi üçleme lakabını doyasıya karşılar niteliktedir.


Yaratmış olduğu fantastik evreniyle o meşhur ”kitap mı yoksa film mi?” sorusu, bu film serisinin büyük sarkastik etkisi dolayısıyla bir çocuğa sorulan ” anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı?” sorusuyla eşdeğer konuma gelmiş vaziyettedir. İçerisinde 21 farklı ırk ve kendinize idol olarak belirleyebileceğiniz sürüsüne karakter barındıran bu şaheser; arkadaş sohbetlerimize katmış olduğu gollum, ork, büyücü, elf ve hobbit gibi canlı kavramları ile gönlümüze taht kurup orayı revize edip kentsel dönüşüm ile inşasını yapmıştır.

Kişilerin en ufağı bile geleceğin akışını değiştirebilir!


Şartlandırılmış olarak, minimalize edilmiş sınırlar ile gözümüzü açtığımız, ışık kümesiyle bezeli bu hayatta nasıl o sınırları aşabileceğimizi ve nasıl küllerinden doğan anka kuşu misali çizilen yolu yıkarcasına kendi benliğimizi bulabileceğimizi salt metinlerde aşikar bir şekilde gösteren bu başyapıt; yazılan, çizilen ve uyarlanan senaryoda hobbitler aracılığıyla cesareti ve dostluğu meltem edasıyla içimize işleyip vutran makinesinin deliciliğiyle beynimizin içine empoze etmiştir.


Gandalf’ın, Aragorn’un, Legolas’ın ve tatminkar hobbit Sam’in bulunduğu bir dünyada yaşayıp o havayı teneffüs etmek bunca yıllık yaşamımda düşlerime konu olup inanılası güç bir sürükleyicilikte hafıza sarayımı doldurmuştur. Onların kararlılığı ve cesaret dolu tehditkar tavırları, benimsediğim fakat bir türlü layıkıyla yerine getiremediğim karakteristik özellikler olup çıkmıştır. Zira bu karakterlerin beraberindeki yol arkadaşları ile ”Helms Deep” savaşında Uruk-hai yaratıklarına karşı verdikleri müthiş kahramanca düellonun tarih kitaplarında yer almaması için hiçbir parazitlik yoktur bilakis bu şartları fazlasıyla karşılar niteliktedir.

Keyif dolu vakit geçirmenize koşulsuz olanak sunacak bu yapıtları izlememiş güruhtansanız eğer gündelik bocalanmanızı bir kenara bırakıp kendi içsel dünyanızı besleme eğilimine hemen geçmeli ve hayatınıza karşı konulmaz biçimde anlam katacak olan bu 3’er saatlik 3 tane seyir zevki yüksek mükemmelliği göz kırpmadan izlemelisiniz komşularım!

Son olarak buraya kadar okuma gereğini duyup, zamanını bunun uğruna ayırdığın için teşekkür ediyor, sabrına minnettar olduğumu dile getirmek istiyorum . Sağlıcakla, bilgi ile en önemlisi de film, dizi ve kitapla kal olur mu? Buraya tıklayarak da blog hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsin!


NOT: İÇERİSİNDE BULUNDUĞUNUZ SAYFANIN EN ALT BÖLÜMÜNDEN BLOGUMU TAKİP ETMEYİ VE BU YAZIDAKİ BEĞENİ BUTONUNA TIKLAMAYI UNUTMAYIN KOMŞULARIM!

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: