SEFİLLER KİTABI DEĞERLENDİRME

DEĞERLENDİRME

Yaşanmışlıkların kişi şahsiyetini şekillendirdiği, tekamül denen o korkunç eşitsizliğin dağılımının nasıl zalim ve alçakça olduğunu ve de bir olguya inanma güdünün ne şiddetle ehemmiyet dolu olduğunu gösteren bu kitap; hayatın gerçeklerini, cereyanda kalmış kapı edasıyla suratınıza çarpmaktan hiç çekinmeyen yazar kalemiyle sizi derinden sarsmayı ve büyük bir ihtirasla tüylerinizi diken diken etme eylemini gerçekleştirmek üzere ruhunuzda yer bulmayı, orada kalıntılarını bırakıp tohumunu ekmeyi amaç ediniyor.


Kader insanın sığınacağı tek limandır. Yeri gelir bahanesi olur yeri gelir taptığı ve şükrettiği kavram niteliğini taşır. Oysa yazılan, çizilen senaryoda en büyük pay insanın kendisinindir. Olayın başkahramanıdır. O belirler gelecek olan olayları ve engelleri. O şekillendirir ve kurar yolunu arayacak olduğu labirenti. Zira karakter kisvesiyle betimleyebileceğim bireysel özgünlük ve hürriyette tüm bu doğurganlığı doğurur, Yani siz olan yaratıcıyı. Tanrı’nın potansiyelini içimizde bir yerde taşıyoruz hepimiz ve o derinliğe inmek büyük bir kabulleniş, mağrurluk ve faal niteliği gerektiriyor. İnanç denen olgu da tam burada başlıyor aslında; bu denli yüce bir varlığın, biz kusursuzluğa yakın insanların ebediyetten yoksun bırakılması ancak ve ancak bizden daha yüce bir varlığın akıl sır erdirebileceği ve sonsuz kudretiyle yapabileceği bir meziyet.

İLK ADALET MAKAMI VİCDANDIR!


Bu kültleşmiş romandan şahsımca çıkardığım dersin çok olduğunu siz değerli komşularıma belirtmek ve dile getirmek isterim. Düşünce dünyamın sonsuz labirentinde dalıp gitmekten büyük haz alan bir yapım var ve bu kitapta bunu defalarca yaşadım. Misal, Jan Valjan’ın kişilik değişiminin hepinizde fazlaca tesiri olacağından karşı konulmaz bir eminlik içerisindeyim. Vicdan mertebesini yüceltmenin hayattaki tek gayem olması gerektiği düsturunu bana aşılayan, önüme ne engel konulursa konulsun veya hangi girdap beni içine çekiyor olursa olsun tek doğru yolu dile getiren sesin, vicdanımın sesi olduğunu beynimin en kolay ulaşılabilir yerine katlayıp koyan, öğreticiliğin zirve yaptığı bu edebi eseri; siz kitleme kuvveti büyük bir biçimde teminini yaptırma sorumluluğu taşıyor ve temennimi söylemeden edemiyorum.


Toplum baskısını, romanın geçtiği zamanı ve bir insan silüetinde barınabilecek her türlü kişiliği, şahsiyeti ve karakteri en ince detayına kadar kuvvetli bir muntazamlıkla öğrenebileceğiniz, duyumsayabileceğiniz bir deneyim; kısa denemeyecek kadar uzun, uzun denemeyecek kadar kısa bu kitapta sizleri bekliyor komşularım!


Bu hayatta ve yaşantıda herkesin kendisine göre doğrusu olduğu aşikar. Peki bu doğruları neyin belirlediğini, neyin harikulade işleyen beyin tarafından doğru-yanlış ayrımını yaptığını hiç düşündünüz mü? Bizler, ilk 5 yaşlarımızda olan deneyimlerimizi ve yaşanmışlıklarımızı hatırlar vaziyette değiliz elbette fakat o değersiz gibi görünen 5 sene içerisinde yaşadıklarımız, hareketlerimiz ve durumlarımız bilinç altımızın oluşmasında en büyük etken konumunda. Bir fil düşünün ki bilinç altımız olsun ve üzerinde de onu zapt etmeye çalışan insan bulunsun. Aslına bakılırsa ne kadar tezat dolu değil mi? İşte bu denli aciz durumda filin üzerindeki insanın, bizim düşünme yetimiz olduğunu ve gelecekteki tecrübelerimiz olduğunu varsayalım. O insanın koca fili zapt etmesi ne denli zor ise bizimde kendimizi yani bilinç dışı kişiliğimizi kabullenmeyip hiçe saymamız olağan bir durum değil. Kitabın karakterler üzerinden bizlere öğütlediği bilinç ve doktrin de burada yatıyor işte: Kabulleniş. Hayat çeşitli badirelerle önümüzde her daim engel bulunduracak. Biz bunları kabulleneceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Ne bilinç altımız olan fili hiçe sayacağız ne de gelecekte edineceğimiz tecrübelerin temsili olan fil üzerindeki insanı. Gerekirse ehvenişerimizi seçip tanrının potansiyelini gün yüzüne çıkaracağız. Doğrularımızdan şaşmayacağız ama ona tutsak da olmayacağız. Biz belirleyeceğiz neyin doğru neyin yanlış olduğunu çünkü bizler hepimizden daha yüce ve güçlü bir varlığın her karakterini farklı bir amaç doğrultusunda bu yaşama gönderdiği seyyahlarız.

Son olarak buraya kadar okuma gereğini duyup, zamanını bunun uğruna ayırdığın için teşekkür ediyor, sabrına minnettar olduğumu dile getirmek istiyorum . Sağlıcakla, bilgi ile en önemlisi de film, dizi ve kitapla kal olur mu? Buraya tıklayarak da blog hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsin!

NOT: İÇERİSİNDE BULUNDUĞUNUZ SAYFANIN EN ALT BÖLÜMÜNDEN BLOGUMU TAKİP ETMEYİ VE BU YAZIDAKİ BEĞENİ BUTONUNA TIKLAMAYI UNUTMAYIN KOMŞULARIM!

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: