HARRY POTTER FİLM DEĞERLENDİRMESİ

İNCELEME

Gerek izleyen her kişide bıraktığı intiba ile gerek de alışılagelmişin dışına çıkma cesaretini gösterip devrim niteliğindeki başarısı ile 21.yüzyılın ilk on yılına damga vuran Harry Potter, Sinema sektörüne kazandırdığı yeni kavramların yanı sıra büyük bir kitleyi ardına toplayarak ”vefa” duygusuyla bütünleşen kapı gibi varlığıyla benim nezdimde izlenilmesi gereken nadide filmler arasındadır.


Film serilerine hepimizin naçizane aşina olduğu, hayal dünyamızın şekillenmesinde hatırı sayılır derecede rol sahibi olan, jenerasyon veya devir değişse dahi hiç eskimeyerek zirvedeki yerini koruyacak olan kültleşmiş bir yapıttır. Yarattığı evreniyle de sinema sektörüne yeni bir kapı aralayıp altın tepsi metaforunu tam anlamıyla gerçekleştirmiştir.


Başarısız denemelere çokca rast geldiğimiz, film-kitap çatışmasını birleştirmek gayesi adı altında yapılan işlerin ne kadar berbat ne kadar tezat dolu olduğunu gözlemlediğimiz beyaz perde yapımlarında bu filmlerin kitap uyarlamasının bu denli kusursuzluğa yakın oluşunu şahsımca arkasındaki takdire şayan bir yapım ekibi oluşuna bağlıyorum.

Ölülere acıma Harry! Yaşayanlara acı, her şeyden çok da sevgisiz yaşayanlara!


Karakterlerin, oyuncular tarafından benimsenmesi ve o rolü adeta hayatına entegre etmeleri ve de filmlerin yönetmenlerinin hayal güçlerinin ufku görünmeyen deniz edasıyla muazzam bir biçimde beyaz perdeye endekse etmeleri hepimizi ekran önüne kilitledi bunca zaman. Yeri geldi arkadaş ortamlarının muhabbet konusu oldu yeri geldi karşı cinse aranan kriterler arasına girdi ve yeri geldi hepimizin zihin dünyasına tohum ekti. Nitekim hepimizde karşı konulmaz bir gerçeklikle tesiri dokundu.


Sinemaseverlerin mutlak bir ölçüde büyük keyif alarak izlediği; aşkın, nefretin, mağduriyetin ve iyiliğin ne denli sıfatlar olduğunu birer ders alma öğüdü ile izleyenlerin içine işlediği şaheserler olarak nitelendirebiliz tüm bu filmleri. Harry’nin kahramanlıklarıyla cesareti ve iyiliği, Hermonie’nin zeki ve akıllı oluşuyla çalışkan olmanın ne kadar önemli olduğunu, Dumbledore’un ve Cedric’in ölümleriyle üzüntünün ve acının ne demek olduğunu ve tabii Snape’in Lily’e olan ihtiras dolu aşkıyla sevginin ne ölçüde büyük olabileceğini gördük bu film serilerinde.


7’den 70’e yaş aralığı farketmeksizin hepimizin gönlüne taht kuran; her kesimi kendi bünyesinde sınır tanımaksızın barındıran ve dünyasında bulundurduğu esrarengiz büyüler, elfler ve yaratıklarla, seçmen şapkanın sınıf seçme ritüeliyle ve de Quidditch sporu ile bizi tanıştırıp onlara mecnun gibi bakmamıza olanak tanıyan bir aile filmidir tüm bu kamera kayıtı.

”Asıl önemli olan birinin nasıl doğduğu değil, nasıl büyüdüğüdür.” der Dumbledore. Fütursuzca ama emin; haklıdır da bir nebze. Hayatın sana ne sunduğu değildir esas olan, senin hayattan ne istediğindir. Geçmişin açtığı yaralar belirler gelecek olan pansumanı fakat ne tür tedavi uygulanacağını yine birey seçer. Tekamülümüz bizi biz yapıp bireysel keşfimiz yönünde en belirleyici rolü oynar. Tüm bu yaşantımız aslında darmadağın puzzle, doğru parçaları bulmak ve yerleştirmek insanın kendi elinde. Henüz izlememiş olanlarınız varsa eğer bu vibe’daki sözler portfolyosulya içimize birer doktrin bırakacak olan uzun sekanslı bu yapımlara bir göz atın derim komşularım!

Son olarak buraya kadar okuma gereğini duyup, zamanını bunun uğruna ayırdığın için teşekkür ediyor, sabrına minnettar olduğumu dile getirmek istiyorum . Sağlıcakla, bilgi ile en önemlisi de film, dizi ve kitapla kal olur mu? Buraya tıklayarak da blog hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsin!


NOT: İÇERİSİNDE BULUNDUĞUNUZ SAYFANIN EN ALT BÖLÜMÜNDEN BLOGUMU TAKİP ETMEYİ VE BU YAZIDAKİ BEĞENİ BUTONUNA TIKLAMAYI UNUTMAYIN KOMŞULARIM!

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: