BLOG HAKKINDA HER ŞEY

Elimde kahve ve kitap aklımda ise blog fikri

BEN KİMİN NESİ VEYA FESİYİM?

SİZ NEDEN BURADASINIZ?

SAYFANIN KİMLERE HİTAP EDECEĞİ YA DA ETMEYECEĞİ?

SAYFANIN KİME, NE VAAT ETTİĞİ?

KARŞILAŞACAĞINIZ YAZILAR VE KONULARIN NE OLACAĞI?

DAMACANA POMPASI VE ISLAK TUVALET TERLİĞİ GİBİ HİSSEDECEĞİNİZ YAZININ DETAYLARINA OKUMAYA DEVAM EDEREK ULAŞABİLİRSİNİZ !..

KİMİN FESİ BU ÇOCUK ?

Kim lan bu hergele? veya herkesin de bir düşüncesi var ha! Sen kim oluyorsun ki senin ne düşündüğünü merak edelim? dediğinizi ya da en azından bunu sesli dile getirmeseniz dahi içinizde bir yerlerde, birisine karşı hissetiğiniz serzeniş olarak belirdiğine eminim bu soruların. Bunu bu kadar yakinen biliyorum çünkü her insan evladı gibi ben de bunu bir zamanlar dile getirip bu durumdan yakındım.

Öncelikle öyle abartılacak düzeyde ve spesifik olarak nitelendirebileceğim hiçbir marifetim olmadığını açıkça belirtmekle başlamak istiyorum. Sıradan, tipik bir Anadolu çocuğu profiline sahip olduğumu ve naçizane zannımca sizden birisi olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Nitekim benim Hakkımda daha detaylı bilgiye de bıraktığım linkten ulaşmak mümkün.

BURADA BULUNMA SEBEBİNİZ

Burası ”Git kendi kapının önünde oyna! ” diye azarlayan teyze ve ”Bu bedavayı hangi bakkaldan aldıysan oraya götür çocuğum” diyen mahallenin bakkalının ve tüm bunları yaşamış bir neslin ortak noktası, kapısının önü ve bedavayı götürdüğü bakkal. Burası bir zamanlar dutluk olan o arazi. Siz bu yazıyı okuyan mahalle sakinleri burası sizin içinizden gelen bir çocuğun kalıntılarını bıraktığı, bayramlarda kapınızı şeker istemek için değil de kafanızın içinize fikir tohumu ekmek için çalacak, hiç mahalleye uğramayan mahalle muhtarı edasıyla vaatlerde bulanacak komşunuzun blogu.

Benim yazılarımı okumanızı büyük bir tutkuyla istiyor ve bunun uğruna feda edebileceğim çok şey olduğunu; alelade, saçma sapan veya vaktinizi boşa harcatacak yazılarla katiyen uğraşmayacağımı, bu yolda en kıymetli varlığım olan zamanımı hiç çekinmeden harcayacağımı bilmenizi istiyorum. Beni okumanız gerektiği kanaatinde bulunmaktan ziyade aslında herhangi bir yazıma denk geldiğiniz andan itibaren müptelası olacağınızı, yazı stilimi ve olaya bakış açımı seveceğinizi garanti ediyor ve şahsımca bunun adına söz vermekten çekinmiyorum. Burada amacım genel bir popülasyona seslenmek, herkesin algılamasını sağlamak veya büyük bir kitleyi halkın duyar mekanizmasıyla oynayarak site tarafına çekmek istemek kesinlikle değil, kaldı ki bu isteyeceğim son istek ve arzum olur. Benim size vaat ettiğim; hiçbir sitede bulamayacağınız, bulunmaz hint kumaşı vibe’ında, kendi edindiğim birikimlerim sonucu doğan, kelimelerin ahenkli bir şekilde dans ederek bir anlam bütünlüğü oluşturacağı, görüşlerime katılmasanız dahi saygı duyulacak nitelikte yazılarla karşılaşacağınız yönünde. Sitenin aurasını ve ruhunu vücudunuzdaki her hücreye kadar hissedeceğinizi ve bundan kopamayacağınızın teminatını veriyorum sizlere. Biraz pazarlamacı edasıyla yazıma devam etmiş olabilirim fakat sizce de doğasında konuşabilme gücü olan her canlı az biraz bu yeteneğe sahip değil midir?

Gelelim hangi konularda, hangi alanlarda yazacağıma, kimlere hitap edeceğime ve kimlerin bir tutku içerisinde yazılarımı okuyacağına;

Kendimden bahsederken şu detayı atlamışım ki bu benim için oldukça kıymetli bir pürüz. Çocukluğumdan beri film izleyerek büyümüş ve film diyarlarında yaşayıp sürekli bir karaktere bürünmüş olan ben, ilerleyen süre zarfında bunu izlediğim yabancı diziler ve en nihayetinde ne kadar geç olduğundan yakınsam da okumuş olduğum kitaplar takip etti bu durumu. İzlemiş olduğum tüm film, dizileri ve okumuş olduğum tüm kitapları arkadaşlarımla ve forumlarda tanımadığım insanlarla konuşmaktan, yorumlamaktan ve tartışmaktan çok büyük bir haz alıyor, seviyorum. Nitekim bu site de bu amaç doğrultusunda oluştu. Blogumun kapağından da anlayacağınız üzere bir filmi veya diziyi izlemeden ve bir kitapı okumadan önce spoilersız şekilde, yapacağınız eylem için fikir edinmenizi sağlayacak bir bilgilendirme ve bilgilenme platformu.

  • Film ve Dizi tutkuları
  • Kitap aşıkları
  • Okumayı ve kendini geliştirmeyi amaç edinmiş kişileri barındıracak olan site ve hitap kitlesi

Hayat bu meşakkatli yolculuğunda hiç kimsenin önüne kırmızı halı serip yol bitimine kadar arkasından destek vermiyor. Bilakis türlü türlü badirelerle mücadele gerektiren yaşantımızın olmazsa olmazlarındandır hayatın engelleri. Aynı anda yan yana var olmamız hepimizin aynı dünyayı yaşıyor olduğu anlamına gelmiyor ne yazık ki. Bambaşka deneyimlerle, apayrı yaşanmışlıklarla hepimiz hayat için birer prototipten ileri gidemiyoruz. Ya da gitmemek üzerine programlanıp, kolayı seçip, sistemin kurucuları tarafından beynimizin yıkanmasına izin verip hayatın hepimizden daha akıllı olduğu gerçeğini tasdikliyoruz. Hepimizin tekamülleri farklı bu karşı konulmaz bir gerçek fakat neden beynimizi bilgiyle sınayıp onu revize etmiyoruz? İşte bu blog yazılarında vereceği alt metinlerle, hayatı anlamlandırmaya çalışan her beyine, her bireye bir doktrin bırakacak. Kelimemetresi, ölmek için doğduğunu unutmayan, sahip olduklarının bir değerinin olmadığını, ancak ve ancak analizini yapabildiği deneyimlerin gerçek zenginlik olduğunu bilen potansiyelinin savaşçısı olabilme cesareti gösterenlere adanmıştır.

Son olarak buraya kadar okuma gereğini duyup, zamanını bunun uğruna ayırdığın için teşekkür ediyor, sabrına minnettar olduğumu dile getirmek istiyorum . Sağlıcakla, bilgi ile en önemlisi de film, dizi ve kitapla kal olur mu? Buraya tıklayarak da blog hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilirsin!

NOT: İÇERİSİNDE BULUNDUĞUNUZ SAYFANIN EN ALT BÖLÜMÜNDEN BLOGUMU TAKİP ETMEYİ VE BU YAZIDAKİ BEĞENİ BUTONUNA TIKLAMAYI UNUTMAYIN KOMŞULARIM!

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: